Tambi Elekhoti
Elekhoti, Digorya`da dogmuştur. Ileri bir ailenin çocugu idi. Vladikafkas`ta lise tahsilini bitirdikten sonra memleketine dönüyor, baroya kayit olarak avukatliga başliyor. Gayesi çok sevdigi hemşehrilerinin hak ve hukukunun müdafaasini üzerine almakti. Milleyetçi ve çok kiymetli bir hukukçu olan Elekhoti bütün kalbiyle bagli oldugu sevgili vataninin kurtuluşu ümidini besler, milli anenelerine büyük sadakat gösterir ve bu gayeleri hiçbir vakit ihmal etmez, halka gizlice telkinlerde bulunurdu.

Birinci Dünya Savaşi`nda bir süvari alayiyla harbe katilmak mecburiyetinde kaliyor. Rusya`da ihtilalin başlamasi üzerine bulundugu Petersburg`da ihtilal işlerine karişiyor ve aktif bir rol aliyor, Genç ihtilalci ve vatanperver Tambi artik, Rusya`da fazla kalmak istemiyor , memleketin istiklal davalarina karişmak üzere hemen Kafkasya`ya dönüyor. Memlekette yorulmak bilmeyen bir azim ve iman ile çalişarak az zamanda sivriliyor ve Kuzey Kafkasya milli merkez komitesine aza oluyor. Bu esnada türeyen çarçi general Denikin ile ugraşirken bir taraftan da milli davalarin halledildigi milli toplantilarda hürriyet, istiklal davalarinda çalişiyor ve gece gündüz ugraşiyor.

General Denikin tasfiye edildikten sonra memlekete saldiran kizil komünistlerle daglarda mücahit bir asker gibi çarpişiyor ve nihayet memleketinin kizil düşman çizmeleri altina girmesine tahammül edemeyerek Türkiye`ye geliyor ve buradan da Fransa`ya geçiyor. Fransa`da milli davada feragatle ve faal bir surette çalişmasina devam ediyor.

Ikinci Dünya Harbi başlayinca kendisine yeni görevler düşüyor. Bir taraftan kudretli kalemiyle Kafkasya`nin istiklal davasini müdafaa ederken , diger taraftan yeni Kafkas muhacirlariyla esirlerinin yardimina koşuyor. Bu bedbaht Kafkasyalilarin elemlerini hep beraber çekiyor, elden geldigi kadar onlari bagrina basiyor, teselli ediyor, kirilmayan ümit işigini onlara aşilamaya çalişiyordu.
Ikinci Dünya harbi`nden evvel VarSova`da çikan Kafkas dergileriyle savaşta bittikten sonra Münih`te çikan Kafkasya mecmuasinda ve daha evvelce Paris `te intişar eden Le Caucase mecmuasinda bir çok yazilari vardir. Şimali Kafkasya Milli Komitesi`nin Fransa mümessilligini de yapmakta idi.

Nihayet yillardan beri izdirabini çektigi görüş anjininden kurtulamayarak 63 yasinda oldugu halde 1952 tarihinde Paris`te hayata gözlerini kapiyor. Kafkasya hakkinda büyük bir eser yazmiş ise de yayinlanmasini görmesi kendisine nasip olmamiştir .